Basın Açıklaması
Sendikamız tarafından Cumhurbaşkanlığına yapılan başvuruda Tam gün yasa tasarısında sağlıkta çalışma barışını bozacak düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesi için TBMM'ye iade edilmesi istendi. Başvuruda düzenlemenin, bir ekip hizmeti olan sağlık hizmetinin yürütülmesinde katkı sağlayan doktor, hemşire, ebe ve sağlık memurları gibi farklı unvanlardaki kamu çalışanları arasında bir ayrımcılığa neden olduğunu belirtildi. Doktorlara yönelik döner sermaye ödemelerindeki iyileştirmenin diğer sağlık personeline yapılmamasının kanunun ruhuna aykırı olduğu ifade edilerek bu konuda yeni düzenleme yapılarak tüm sağlık personelinin döner sermaye oranlarının arttırılması istendi.
Kanun tasarısında yer alan bir başka adaletsizliğin ise sadece doktorlara mesleki sorumluluk sigortası getirilmesi olduğunun belirtildiği başvuruda ''Doktorların dışındaki sağlık meslek çalışanlarının hizmet kusurlarının telafi edilmesini sağlayacak mesleki sorumluluk sigortasından mahrum bırakılması ciddi bir eksikliktir'' denildi.
Düzenlemeyle radyoloji ünitelerinde çalışanların haftalık çalışma sürelerinin 25 saatten 35 saate çıkarıldığını, bunun yargı kararlarına aykırı olduğunun dile getirildiği ''Radyoloji çalışanlarının çalışma sürelerini tekrar yükseltmek hukukun verdiği bir kararı kanun çıkararak bertaraf etmekten başka bir anlam taşımamaktadır. Hem hukuken hem de sağlık açısından sorunlu olan bu ilgili hükmün kanundan tamamen çıkarılması gerekmektedir. '' ifadesini kullanıldı.
Başvuruda ayrıca sadece TSK'da görev yapan doktorlara getirilene sağlık hizmetleri tazminatının kamuda görev yapan tüm sağlık çalışanlarına ayrım yapılmadan verilmesi gerektiği belirtildi.
Sosyal tarafların görüşleri dikkate alınmadan hazırlanan bu tasarının çalışanların beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunun belirtildiği başvuruda ''Çalışanlar sizden bu yasanın başvurumuzda belirttiğimiz söz konusu maddelerini çalışma barışını bozmayacak bir şekilde yeniden düzenlemesi için TBMM'ye göndermenizi ümit etmektedirler'' denilerek Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'den beklenti dile getirildi.
CUMHURBAŞKANLIĞI YÜCE KATINA
Sayın; Abdullah GÜL
Cumhurbaşkanı
TBMM Genel Kurulunda 21 Ocak 2010 tarihinde kabul edilerek onayınızı bekleyen kamuoyunda Tam Gün Yasa Tasarısı olarak bilinen “Üniversite ve Sağlık Personelinin gündeminde olan Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” adaletsizlikleri içinde barındıran bir kanun olarak sağlıkta çalışma barışına ciddi zarar verecektir.
Kanun tasarısı Bir ekip hizmeti olan sağlık hizmetinin yürütülmesinde katkı sağlayan doktor, hemşire, ebe ve sağlık memurları gibi farklı unvanlardaki kamu çalışanları arasında bir ayrımcılığa neden olmaktadır. Sadece tabip, diş tabibi ve uzman hekimlere yönelik döner sermaye oranlarının arttırılması ve bir bölümünün maaşlara eklenmesi gibi bir iyileştirme yaparken özverili bir şekilde hizmet sunan diğer tüm sağlık personellerini bu iyileştirmenin dışında tutmak kanunun ruhuna aykırıdır.
Ayrıca, özellikli birimler arasında yer alan yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, kemik iliği nakil ünitesi ve acil servis gibi hizmetlerde yoğun risk faktörlerine maruz kalarak görev yapan personelin döner sermaye ek ödeme oranlarının yükseltilmesi personel memnuniyetini sağlayacağı gibi hizmet kalitesinin de artmasına sebebiyet verecektir.
Bu nedenlerle mağduriyetin önüne geçilmesi için söz konusu kanun tasarısının 1. maddesinde yer alan “diğer personelde ise yüzde 150’sini geçemez” ibaresinde yer alan “%150’sini” ifadesinin “% 200’ünü” olarak, “İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, kemik iliği nakil ünitesi ve acil servis gibi hizmetlerde çalışan personel için yüzde 150 oranı, yüzde 200 olarak uygulanır.” İbaresinde yer alan “%200” ifadesinin “% 250” olarak değiştirilmesi gerekmektedir.
Kanun tasarısında yer alan bir başka adaletsizlik ise tasarının 8. maddesinde sadece doktorlara mesleki sorumluluk sigortası getirilmesidir. Tasarıya göre kamuya ait sağlık kurumlarında görevli personelin sigortası ise ilgili kamu sağlık kurumunca yaptırılacaktır. Kamuda çalışan hekimlerin sigorta primlerinin yarısını kurum döner sermaye gelirlerinden karşılayacak, diğer yarısını doktorlar kendileri ödeyecektir. Tasarıda doktorların dışındaki sağlık meslek çalışanlarında hizmete kusurlarının telafi edilmesi sağlayacak mesleki sorumluluk sigortasından mahrum bırakılması ciddi bir eksikliktir. Ayrıca kamu tarafından yaptırılacak olan mesleki sorumluluk sigortasının primlerinin yarısının çalışanlara ödetilmeside haksızlıktır. Bu primlerin tamamı devlet tarafından karşılanmalıdır.
Kanunun 12. maddesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında bulunan personelden
öğretim üyesi tabip, öğretim üyesi diş tabibi, uzman tabip, uzman diş tabibi, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlara sağlık hizmeti tazminatı getirilmektedir. Bu tazminatlar maaşlara eklenerek emekliliğe de yansıtılacaktır. Fakat bu haktan Sağlık Bakanlığı ve Üniversite hastanelerinde çalışan tüm sağlık çalışanları mahrum bırakılmışlardır. Emekliliğe yansıtılan bu tazminat yaygınlaştırılarak Sağlık Bakanlığı’nda ve üniversite hastanelerinde görevli olan tüm sağlık çalışanlarına da ödenmelidir. Ancak böylelikle sağlık çalışanlarının emekliliklerinde yaşadıkları gelir kayıplarının önüne geçilebilecektir.
Ayrıca söz konusu kanunun 9. maddesi ile radyoloji ünitelerinde görev yapan çalışanların haftalık çalışma süreleri 25 saatten 35 saate çıkarılmıştır. İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personel için haftalık çalışma süresi 25 saat olarak uygulanmakta iken haftalık 35 saate çıkarılması personelin sağlığını olumsuz etkileyecektir. Çalışanların daha fazla radyasyona maruz kalmasına neden olan bu düzenlemenin bir benzeri daha önce Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün, radyasyonla çalışan kamudaki sağlık personelinin çalışma sürelerini 5 saatten 9 saate çıkaran 08.10.2007 tarih ve 21025 sayılı Genelgesinin ile yürürlüğe konulmuş, fakat açılan dava sonucunda Danıştay 12. Dairesi 9 saatlik mesai uygulamasını hukuka aykırı bularak iptaline karar vermiştir.
Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısında radyoloji çalışanlarının çalışma sürelerini tekrar yükseltmek hukukun verdiği bir kararı kanun çıkararak bertaraf etmekten başka bir anlam taşımamaktadır. Hem hukuken hem de sağlık açısından sorunlu olan bu ilgili hükmün kanundan tamamen çıkarılması gerekmektedir.
Yukarıda belirttiğimiz hususlar TBMM’de ilgili komisyonlarda sendikamız tarafından dile getirilmiş ve tüm Grup Başkanvekilleri bu konularda bilgilendirilmiştir. Fakat olumlu bir düzenlemeye gidilmesi yönünde tüm sağlık çalışanlarının ısrarlarına rağmen olumlu bir adım atılmamıştır. Sosyal tarafların görüşleri dikkate alınmadan hazırlanan bu yasa çalışanların beklentilerini karşılamaktan uzaktır.
Söz konusu yasa tasarısını onaylayarak kanunlaşmasını sağlayacak olduğunuzdan dolayı sağlık çalışanları bu konuda sizden bir beklenti içerisindedirler. Çalışanlar sizden bu yasanın başvurumuzda belirttiğimiz söz konusu maddelerini çalışma barışını bozmayacak bir şekilde yeniden düzenlemesi için TBMM’ye göndermenizi ümit etmektedirler.
Türk Sağlık-Sen olarak kanunun 1, 8, 9 ve 12. maddelerinin tarafınızdan, yeniden düzenleme yapılması için TBMM’ye geri gönderilmesini tüm sağlık çalışanları adına talep ediyoruz.
Önder KAHVECİ
Genel Başkan